Çok Uykudan Kurtulmanın Yolları

Sürekli olarak uyuma eğiliminiz var ise, gün içerisinde gözlerinizi açamıyor ve ne kadar uyusanız da doymuyorsanız uygulayacağınız bazı yöntemler vardır. Bu yöntemleri şöyle sıralayabiliriz.

-Uyku ritüeli belirleyin. Her gün uyumadan önce kendinize uygun rahatlatıcı bazı şeyleri alışkanlık haline getirin.

-Beslenmeniz ile uyku arasındaki süreyi açın.

-Çay ve kahve tüketimini minimuma indirin.

-Uyuma mekanınız belirli olsun. Evin her yerinde uyumayı alışkanlık haline getirmeyin. Yattığınız odada da uyku haricinde fazla vakit geçirmeyin.

-Düzenli saatlerde uyuyun.

-Uyanma saatinizi de netleştirin.

Bu yöntemler size düzenli uyku alışkanlığı kazandırır. Aşırı uyku probleminin ilk sebebi de uyku düzensizliğidir. Ancak durum her zaman bu yöntemler ile hallolamayabilir.

Uykunun Haram Olduğu Zamanlar

Günün belirli saatleri uyku için özellikle tavsiye edilirken belirli saatleri de özellikle kaçınılacak saatler olarak belirtilmiştir. İslam'a göre ve tıbbi araştırmalara göre bu saatler tutarlılık gösterir. Bu saatlerde uyumak haramdan çok mekruh olarak değerlendirilir.

Güneş doğduktan 50 dakikaya yani işrak vaktine kadar olan vakitte uyumak mekruhtur. Birkaç hadis-i şerif meali şöyledir:

(Sabah namazından sonra, güneş doğana kadar uyumayın!)

[Beyheki]

(Sabahları uyuyan sırt ve bel ağrılarına müptela olur.)

[İ. Şarani]

(Sabah uykusu, tembellik ve unutkanlığa sebep olur.) [İ. Maverdi]

Hz. Fatıma anlatır:

Sabah namazından sonra yatmıştım. Babam, (Kızım kalk, gafillere benzeme! Allahü teâlâ rızıkları, sabah namazının vaktinde verir) buyurdu. (Beyheki) [Rızkların dağılması sabah namazından sonra olur. Manevi rızkların dağılması ise ikindi namazından sonradır. Bu iki vakitte uyumamaya dikkat etmelidir.]

Aşırı Uykudan Kurtulma

Uykulu olma hali bazı insanların günlük işlerine, çocuk bakımına hatta boş zamanlarına bile müdahale eder ve rahatsızlık verir. Bu durum ‘hipersomnia’ (aşırı uyku) olarak bilinir ve sürekli tekrar eden uykululuk halidir. İnsanlarda, işyerlerinde bile tekrar tekrar şekerleme yapma isteği uyandırır.

Aşırı uyku ve sürekli uyuma isteği, çoğunlukla uyku alışkanlıklarınızın kötü olmasından kaynaklanır. Düzenli bir uyku sistematiğine geçmek için vereceğimiz maddeleri uygulamaya almanızı öneriyoruz. İşte birkaç püf nokta:

Uyku saatinizi yavaşça erkene çekin.

Düzenli bir zamanlama elde etmek için önerilen diğer bir yöntem; dört gece boyunca her gece uyku saatinizden 15 dakika önce yatağa gitmeyi denemektir. Bunu gerçekleştirdikten sonra, nihai uyku saatinize bağlı kalmaya çalışın. Aşamalı olarak zamanlamanızı düzenlemek, birden bire bir saat erken uyumaya çalışmaktan daha çok işe yarar.

Beslenme - uyku ilişkisine ve zamanlamaya dikkat!

Sizin Uyku Kimliğiniz Nasıl?

Hayatımızın üçte birini uyuyarak geçiriyoruz. Bu oran daha fazla ya da daha az da olabiliyor. Bazıları 10 saatte kendine gelirken, bazıları 4-5 saatlik uyku ile zinde kalabiliyor. Peki bu farklılık neden kaynaklanıyor? İşte bu sorunun cevabı "uyku kimliği" ile doğrudan alakalı.

Gün boyu yorulan ve yıpranan sinirler uyku sırasında bakıma alınıyor. Uyku esnasında beynimiz bir sonraki güne hazırlanıyor.

Sağlıklı ve zinde bir gün geçirmenin ilk şartı, vücudun kendini dinlendirebileceği kadar uzun ve deliksiz bir uykudan geçiyor. Peki günde kaç saat uyumamız lazım? Bu sorunun cevabını Nöroloji Uzmanı Dr. Nilay Değirmenci veriyor.

İnsan Uykuda Ne Kadar Yorulur?

Metabolizma ölçümleri, beynin uykuda zaman zaman uyanıkken olduğu kadar, hatta daha fazla çalıştığını gösteriyor. Yani belki bedenimiz dinleniyor, ancak beynin uyurken de çalışmaya devam ettiğini görüyoruz.

Genellikle uykuda vücudun ve beynin dinlendiğini, tazelendiğini düşünürüz. Uykusuz bir gecenin sonunda vücudumuzda kırıklıklar, başımızda ağrılar ortaya çıkabilir, kafamızı toplayıp doğru düşünmekte zorlanırız.

Çok az uyuyabilen, uykusu kalitesiz olan insanların genellikle gün içinde sinirli, huzursuz, keyifsiz oldukları, çabuk yoruldukları, dalgın ve unutkan oldukları, kolay hastalanıp geç ve güç iyileştikleri görülür. Uykusuz insanlar genellikle işte verimsiz, okulda başarısız olurlar. Çoğu kez potansiyellerine ulaşamadıklarını, “iyi bir uyku çekseler her şeyin düzeleceğini” düşünürler.

İslamda Az Yemek ve Az Uyku

Az yemek, az uyumak ve az konuşmak salihlerin âdetidir. Çok yemek, çok uyumak ve gereksiz yere çok konuşmak gaflete sebeptir. Gaflete düşmek ise büyük ziyandır.

Çok yemek, kalbe kasvet verir.

Zihnî faaliyetleri zaafa uğratır.

Bedeni hantallaştırır.

Çok uyumaya sebep olur.

Şehevâni arzuları artırır.

Tok iken yemek ise, hastalık üzerine hastalıktır.

Müslüman, her konuda olduğu gibi yemek, içmek hususunda da itidali muhafaza etmeli, aşırı derecede, oburca yemekten, içmekten sakınmalıdır. Allah dostları, sülaha-yı salihin, ülema-yı amilin günde bir defa, iki defa yerlerdi.

Sabah ve ikindi sonrası olmak üzere günde iki kere yemek yemek güzel bir âdettir.

Mideyi haram ve şüpheli yiyecek ve içeceklerden korumak lazımdır.

Erzurumlu İbrahim Hakkı hazretleri Marifetname’sinde şöyle der:

Uyan Ey Gözlerim Uykudan Uyan İlahisi

400 küsür yıl öncesinden gelen ilahinin sözleri sultan 3. Murat'a aittir. Yine o devrin en büyük bestekarı ve Osmanlı musikisini notalara döken ilk kişi olan Polonya asıllı Ali Ufki Bey tarafından bestelenmiştir. Notaları 1800'lü yılların sonlarına doğru kaybolmuş, eser unutulmuş, 1980'lerde British Museum'ın tozlu raflarında tesadüfen Ruhi Ayangil tarafından bulunup tekrar bizlere kazandırılmış, '90lı yılların ortasında Avrupa dini müzikler festivalinde birincilik ödülünü almıştır.

İlahi haliyle tanıdığımız eser şu şekilde:

Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan
Azrail’in kastı canadır, inan
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Seherde uyanırlar cümle kuşlar
Dill-u dillerince tesbihe başlar
Tevhid eyler dağlar taşlar ağaçlar
Uyan ey gözlerim gafletten uyan
Uyan uykusu çok gözlerim uyan

Semâvâtın kapuların açarlar
Mü’minlere rahmet suyun saçarlar
Seherde kalkana hülle biçerler
Uyan ey gözlerim gafletten uyan

Gaflet Uykusu

Gaflet, insanın Hakk’a körleşmesi, gerçeklerden uzaklaşmasıdır.
Aklının ve kalbinin karışması, ebediyeti unutması, bir bakıma gözü açık uyuması.
Bu aldanışın en büyük sebebi dünya ve dünyalık nimetlerdir. Özellikle de bu çağda. Maneviyat büyükleri bu bakımdan insanları üç gruba ayırıyor:

• Sırf dünyaya çalışıp ahireti terk edenler,

• Ahirete yönelip dünyayı terk edenler,

• Dünyayı da ahireti de ihmal etmeyen denge insanları.

Akıllı, uyanık bir insan üçüncü gruptadır. Diğer iki hal ise gaflettir.

İslamda Uyku

Uyku insan hayatında çok önemli bir yere sahiptir. İnsan ömrünün yaklaşık dörtte birini uyuyarak geçirmektedir. Uyku ne kadar kontrol altına alınabilirse, insan ömrü de o nispette değerlenmiş olur. Allah gündüzü geçinmemiz için yani çalışıp çabalamak için, geceyi de uyumamız ve dinlenmemiz için yaratmıştır.Bilindiği gibi Kuran’ı Kerim teori kitabıdır. Pratiği ise Peygamber Efendimiz, yani sünnetlerdir. Kuran’ın hakikatlerini bizzat yaşayarak ümmetine ders vermiştir. Uyuma konusunda da uyumanın şekli ve zamanı konusunda bizlere tavsiyelerde bulunmuştur.

Arılar Neden Kış Uykusuna Yatmadı?

Bal arıları eşek arılarından farklı olarak kışı koloni halinde geçirirler. Koloni kış uykusuna yatmaz ama bir salkım gibi kümeleşir. Bu şekilde kış süresince sıcak ve aktif olarak kalabilirler. Bunun için de önceden, yaz aylarında yeterli miktarda bal depo etmeleri gerekir. Ortalama bir kovanın kışlık bal ihtiyacı 9-13 kilogram kadardır.

Arıların bu süreci sağlıklı yaşamaları son derece önemlidir. Arılar kış uykusunu iyi alırsa, baharı ve yazı iyi geçer. Kışın uyuyamayan arılar sağlıklı bir yıl geçiremiyor. Bunların sebebi insanlığın ortaya çıkardığı sanayi ve çevre problemleridir.

Bu şekilde devam ederse dünyanın her yerinde olduğu gibi ülkemizde de arıcılıkla ilgili birtakım problemler ortaya çıkacak. Biz bunlara sanayileşmeden ve teknolojiden doğan problemler diyoruz. Arılar, iletişim bozukluğu, yorgunluk, kışın iyi uyuyamama gibi problemlerle karşı karşıya kalıyor.

Anket

Rüyalarınızı Hatırlıyor musunuz?:

Son yorumlar

İçeriği paylaş